26 Eylül 2014 Cuma
Sohbet Chat Odaları
Sohbet chat odaları, Türkiye'nin en kaliteli ortamını siz sohbet kullanıcılarına sunuyor! En çok ziyaret edilen chat sohbet odaları.Sohbete Girmek için TIKLAYIN
Sohbet sitesi seo uyumlu makale yazımı
Makale yazımı düzgün ve net ifadelerle yazılmalı, konu içeriği araştırmalar, gözlemler ve yorumlar ile zenginleştirilmelidir. Yazdığınız konunun özgünlüğünü düşünceleriniz ve yorumlarınız belirleyeceği için yazının kalitesini yazarak anlatımınız yani kurduğunuz cümleler belirleyecektir. Kurduğunuz cümlelerin anlaşılırlığı, imla kuralları önemlidir. Yazınızı okuyan kişi cümlelerin düzenine, imla kurallarına ve anlatımın özenliğine dikkat edecektir. Bu bahsettiklerim içeriğin nasıl yazılması gerektiği ile ilgiliydi, biraz da teknik kısımlardan söz etmek istiyorum. Google kelime duyarlı olduğu için anlatımını yaptığınız içeriği en iyi şekilde sergileyebileceğiniz bir başlık seçilmelidir. Başlık yazının içeriği ve google aranma oranlarına göre belirlenmelidir. Örnek vermek gerekirse, Kızlarla Sohbet başlıklı bir makale yazdınız. Başlığınızı abartılı olmamak şartı ile zenginleştirebilirsiniz tıpkı etiketler gibi. Sadece kızlarla sohbet yerine bir virgül koyarak, bayanlarla sohbet, kadınlarla sohbet şeklinde çok fazla uzatmadan uygulayabilirsiniz. Başlık kadar önemli diğer etkenlerse keywords ve etiketlerdir. Keywords yazdığınız içeriğin anahtar kelimesidir. Yazınızı en iyi şekilde sergileyebileceğiniz ve aranması yüksek bir kelime belirlemelisiniz, bu kelime muhakkak yazınız ile uyumlu olmalıdır. Etikete gelecek olursakta, tıpkı başlıkta örnek verdiğim gibi yazınızın aranmasını genişletmek için yazı içeriği ile ilgili etiketler girebilirsiniz. En önemli husus bir sohbet sitesine içerik girdiğinizi unutmamanız sohbet, chat ve sohbet odaları gibi anahtar kelimeleri yazınızda kullanmanızdır.Sohbete Girmek için TIKLAYIN
Güzel Bir Makale
Tapınak şövalyelerinin yönettiği Londra, dünyanın iliklerini emen merkezdir.
Masonların karargahıdır.
Buradan her dönem şövalyeler devşirilir, tüm dünyaya salınır.
Kendi zenginlerini oluşturur bu karargah.
Kimi silah tüccarı, kimi petrol milyarderi, kimi bankacı veya medya patronu olarak çıkar karşımıza İngiliz devşirmesi Masonlar.
Hepsi bütün olarak küresel sermayeyi temsil eder.
Türkiye’de de büyük aileler vardır bu sömürü yönetimine ortak olan.
Hatta Londra’da otel lobilerinde İngiltere Kraliçesi’ne fırça atacak kadar güçlü Türkler vardır.
Onlar bu gücü bağlı oldukları mabetlerden alır.
İngilizler’in devlet politikası sömürmek üzerine kuruludur.
Bilhassa Ortadoğu, Asya ve Afrika’daki doğal kaynakları, enerjiyi, petrolü iç etmektir.
Bu yolda her şeyi mübah görürler.
Kanını emdikleri ülkelerdeki insanları hayvan gibi çalıştırırlar.
Sömüre sömüre bitiremediği devletlerin büyük bir bölümü İslam ülkesidir.
Veya halkının çoğu Müslümandır.
Bu sebeple İslam’ı düşman olarak görürler.
Sömürmek için İslam’ı yok etmek gerektiğine inanırlar.
Bu nedenle Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren içimize girmişlerdir.
Öncelikli hedefleri Osmanlı’yı parçalayarak İslamiyet’i yok etmek için adi ve alçakça planlarını devreye koymak olmuştur.
Osmanlı’yı DARMADAĞIN etmişlerdir.
Ne Türkiye’yi ne de Osmanlı’dan doğan tüm ülkeleri bugüne kadar asla terk etmemişlerdir.
Hala onlar uşakları aracılığı ile içimizdedir.
Türkiye bu uşaklara ve hizmet ettikleri Londra merkezli Masonik yapıya karşı özgürlük savaşı vermektedir.
Nerede sapıklık ve dinsizlik varsa oraya el atmıştır İngilizler.
Çünkü ülkeleri parçalayıp yönetmenin en güzel yöntemi budur.
Osmanlı’ya karşı yeni mezhepler üretip, düşman olarak karşısına çıkarmıştır.
Bugün de İslam ülkelerinde aynı yöntemi tüm hızıyla sürdürmektedirler.
Onbeş yıl önce Londra’ya gittiğimde televizyonları gezdirdiler bana.
Bir tv kanalına gittik.
Müthiş bir teknolojiye sahipti.
Dünyanın 7 kıtasına aynı anda yayın yapabilecek ultra lüks bir teknik gücü barındırıyordu.
Tv kanalının adı “MÜSLÜM TV” idi.
Namaz abdesti anlatıyordu.
Pakistan’daki bir tarikatın yayın koluydu ve İngilizler ona kol kanat germişti.
Londra’nın göbeğinden yayın yapacak imkanları ve milyonlarca doları ceplerine koymuştu.
İngilizler bu tarikata balıklama atlamıştı.
Çünkü MÜSLÜM tv’nin “İslam büyüğü” diye tanıttığı kişi Pakistan’da kendini Peygamber ilan etmişti.
“Hz. Muhammed son peygamberdi ama dünyada dinsizlik o kadar yayıldı ki, bir Peygamber daha gönderme ihtiyacı hissetti Allah” diyordu haşa o tarikat.
Ve tüm sapıklar İngilizlerle onları yöneten masonların ürettiği, öpüp kokladığı zehirli çiçeklerdi.
Londra sapık tarikatların cirit attığı bir merkezdir şu anda.
Türkiye’de de maalesef yıllardır İngiliz zehri ile raydan çıkan din düşmanları türemiştir.
Her köşeye zehir tüccarları yerleştirildiği için de bu ülkede Müslüman halkla savaşan zihniyetler devşirilmiştir.
İngiltere ve onun çocuğu İsrail bu zihniyeti yıllarca bizi içeriye kapatarak kullanmıştır.
Bayramınız mübarek olsun.
Yüce Rabbim hepimizi yıllardır İslam aleminin kanını emip sömürenlerin zehrinden muhafaza eylesin!!!Sohbete Girmek için TIKLAYIN
Makale Türü ile İlgili Bilgi
Bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceler öne sürmek ya da bir tezi savunmak, desteklemek için yazılan yazılara makale denir .Yani makaleler, Herhangi bir konuda bilgi vermek, bir fikir veya bir konuya açıklık getirmek, yeni bir görüş ve düşünceyi ileri sürmek, ele alınan konu üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonuçlarına göre deliller göstererek, bu yeni görüş ve düşünceleri desteklemek ve ispatlamak gayesi ile yazılan ilmî gazete ve dergi yazılarıdır
Bilim, bilimsel araştırmaların gelişmesine paralel olarak ortaya çıkmış ; gazete ve dergiler de güç kazanıp gelişmiştir. Makaleleri “gazete makaleleri” ve “dergi makaleleri” olmak üzere iki kısımda değerlendirilmektedir. Gazete makalelerinin konusunu sosyal, siyası ve toplumsal sorunlar gibi günlük olaylar oluşturduğu için uzmanlık aranmaz konu ile ilgili bilgisi olan herkes yazabilir. Sade akıcı. Samimi bir dil kullanıldığı için fıkra türüne yakındır ,
Dergi makalelerinin konusunu akademik konular oluşturur. Uzmanlık gerektirir Ancak o konunun uzmanı olan kişiler yazar daha bilimsel ve alanın gerektirdiği terimlerle yüklü ağırbaşlı bir anlatımı vardır. Bu makaleleri , “genel makaleler” ve “bilimsel makaleler” şeklinde gruplama yapanlar da vardır.
Gazetelerin çoğunlukla ilk sayfasında yer alan ve o gazetenin genel fikrî yapısını temsil eden yazılara başmakale, bu yazıyı yazan kişiye de başyazar denir.
ÖZELLİKLERİ
* Amaç bilgi ve fikirleri başkalarına açıklamak olduğu için ağırbaşlı, ciddi , kolay anlaşılır, yalın, pürüzsüz bir dil kullanılır. * Öne sürülen düşünce ve tez nesnel bir nitelikle ele alınıp birtakım bilgi, belge ve araştırma verilerinden yararlanılarak kanıtlanır.
* Söz oyunlarına baş vurulmaz, süslü anlatımdan uzak durulur.düşünceler doğrudan aktarılır.
* Sosyal, edebî, sağlık, din, teknik vs. olmak üzere her türlü konuda makale yazılabilir
* Öğretici bilgilendirici fikir yazısı olduğu için daha çok açıklayıcı anlatım biçimi kullanılır.
* Gazete ve dergilerde yayımlanır.
Makalede Plan : Her yazıda olduğu gibi makalelerin de belli bir plan dâhilinde yazılması gerekir. Doğru planlanmamış bir makale yanlış sonuçlara ulaşacaktır. Kaynaklarda klasik makale planı; giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Giriş Bölümü : Öne sürülecek sav, görüş ya da düşünce yazının girişinde sergilenir. Makalenin en kısa bölümüdür. Makalenin geneline göre bir iki, paragrafı geçmez. İyi bir giriş makalenin oluşmasını sağlayabilir. Giriş bölümünde, yazıdaki fikir gelişiminin hangi yönde olacağı saptanır. Okuyucu bilgi ve fikir atmosferine yavaş yavaş sokulur. Genellikle okuyucu ilk bakışta bu bölümü okur; sararsa, ilgisini çekerse yazıyı sonuna değin okumaya karar verir. Bu yönden makalelerde girişin çok ustaca ve özenle biçimlendirilmesi gerekir. Bu bölümde konu hiçbir ayrıntıya girmeden ortaya konulur.. Bunun aşırı dolaylamalara kaçılmadan yapılması gerekir. Neyin üzerinde durulacağı, ne hakkında söz söyleneceği bir iki paragraf içinde ortaya konulmalıdır
Gelişme bölümü: Gelişme bölümünde, giriş bölümünde dile getirilen konu açıklanır, makalenin yazış amacı ve bu amaca yönelik bilgi, belge ortaya konularak tez savunulur, antitezler çürütülür. Konu ile ilgili bilgi ve belgelerin ele alınıp işlendiği, konunun genişletildiği ve ortaya konmak istenen fikrin doğruluğuna deliller gösterildiği bölüm, gelişme bölümünü oluşturur (Korkmaz 1995:220). Gelişme bölümü, derlenen, ortaya atılan fikirlerin çeşitli yönlerden genişletilmesi, desteklenmesiyle meydana gelir. Bütün fikir yazılarında olduğu gibi makalede de gelişme bölümünde açıklanacak fikirlerin derli toplu olması lazımdır. Dile getirilen fikirlerin inandırıcı, iddiacı kesin bir karaktere sahip olması için onları uygun yollarla açıklamak, desteklemek ve yerine göre de ispatlamak gerekir.
Gelişme bölümü makale yazarının inandırıcı olabilmek için tüm gücünü ortaya koyduğu alandır Bu bölümde ileri sürülen görüşlerin doğruluğunu ispatlamak için kanıtlar gösterilir, karşılaştırmalar yapılır, sayılar ve örnekler verilir. Öne sürülen sav, görüş ya da düşüncenin açımlanması, kanıtlanması bölümü makalenin gövdesini oluşturur. Yazar bu bölümde düşüncelerini açacak, geliştirecek, boyutlandıracaktır. Bunun için de tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanıklama, nesnel verilerden yararlanma gibi yollara sık sık başvuracaktır. Böylece okuyucuyu söylediklerinin doğruluğuna ve geçerliğine inandırmış olacaktır
Sonuç Bölümü : Sonuç bölümü; bir bakıma özetleme bölümü sayılabilir. Başta ileri sürülen, sonra açıklanan görüş, sonuç bölümünde -genellikle- bir paragrafta yinelenir. Ama asıl işlev burada yazının etkisinin doruğa ulaştırılmasıdır Ele alınıp işlenen, geliştirilen konunun hükme varıldığı ve o konunun ana fikrini oluşturan kısım sonuç bölümüdür. Bu bölümde yazar söylediklerinin tümünü belli bir sonuca ulaştıracak biçimde bir iki cümle ile sonucu vurgular.
Genellikle makale yazarları seçtikleri konu üzerinde söylediklerini bu bölümde bir yargıya dönüştürerek derleyip toparlarlar. Ancak bu bölüm her zaman için gerekli olmayabilir, yazar söylediklerini makalenin gelişme bölümünde iyice aydınlığa kavuşturmuşsa, konuyu dağıtmamışsa, yazısını, ayrıca özetlemeyi amaçlayan bir sonuca bağlamayabilir
Makalenin etkili olabilmesinde sadece bu planı uygulamak yeterli değildir. Makaleye işlenen fikre uygun bir başlık atmak gerekir. “Makalelere genellikle kısa ve çarpıcı başlıklar konması gerekir. Makalede okuyucunun asıl ilgisini çeken şey, makalenin başlangıç ve sonuç kısımlarıdır Bunun için bu kısımlara anlamlı bir fıkra, çarpıcı bir diyalog veya bir hatıranın yerleştirilmesi makalenin etkili olmasını sağlar.
Makale yazmak uzun bir araştırma ve bilgi toplama aşaması gerektirir. Bu yüzden süre olarak sabır ister. Yazmaya başlamadan önce, makale yazılacak konu ile ilgili olarak geniş bir araştırma yapmak, tüm kaynakları taramak, bilgi fişleri oluşturmak gerekir.
Batıda çok eski örnekleri bulunan bu tür bizde ilk örneklerini Tanzimat döneminde vermiştir. Şinasi’nin Agah Efendi ile birlikte çıkardığı ilk özel gazete “Tercüman-i Ahval’in ilk sayısında yayınlanan “ Mukaddime “ ( ön söz ) başlıklı yazı bizde ilk makale olarak kabul edilir. Ancak bu makale bugünkü anlamda çağdaş makalenin tüm özelliklerine sahip değildir.
Gerek Tanzimat döneminde, gerekse Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati döneminde yazılan makaleler, eleştiri- polemik karışımı ürünler olduğundan gerçek anlamda makale türünden uzaktırlar. Bu tür bizde ancak cumhuriyet döneminde çağdaş bir kimlik kazanmıştır bu gün bir çok yazar ve bilim adamı çeşitli konularda ve çeşitli dergi ve gazetelere bu türde yazılar yazmaktadır
Bu alanda ilk ünlülerimiz ise Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat, Hüseyin Cahit, Süleyman Nazif, Ziya Gökalp, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Peyami Safa, Falih Rıfkı Atay, Halit Fahri Ozansoy, Yaşar Nabi’dir.
Sohbet ile Makale Arasındaki Farklar : sohbet ile makale arasındaki farkları üç madde etrafında toplamaktadır:
1 - Makalenin konuyu derinlemesine incelemesine karşılık, sohbetlerde konu yüzeyden incelenir.
2 - Makalelerde işlenen fikir savunularak ispatlanır. Sohbetlerde ise, ispat gayesi yoktur.
3 - Makalelerde daha ciddi ve sağlam ilim dili kullanıldığı halde, sohbetlerde samimi bir konuşma dili kullanılır
Makale ile Fıkra Arasındaki Farklar:
1 - Makale yazarı ele aldığı fikirleri bilimsel bir yaklaşımla incelerken fıkra yazarı, yazarı kişisel görüşle ele alıp inceler.
2 - Makalede yazar fikirlerini kanıtlamak zorundadır. Bunun için sağlam güçlü kanıtlar göstermesi gerekir.
3- Fıkrada ise böyle bir zorunluluk yoktur. Fıkra yazarı isterse ispatlama yoluna gider isterse gitmez, her türlü örneği kul1anabilir.
4 - Makale bilimsel bir yazı olduğu için resmi ve ciddi bir anlatım kul1anılır. Fıkrada ise samimi, rahat ve içten bir anlatım vardır.
Makale ile Deneme Arasındaki Fark
Denemeci özgürce seçtiği bir konu üzerinde kişisel görüşlerini okurlarıyla dostça paylaşırken okuyucuyu düşündürme amacı taşır. Yazınsal bir dil kullanarak toplumun geneline hitap eder.
Makaleci ise öğretmeyi, bilgilendirmeyi amaçladığı için bilimsel belge, anket ve istatistikler gibi verilerle savını kanıtlama yoluna gider. Bilimsel ve terimsel bir dil kullanarak konuyla doğrudan ilgisi olan sınırlı bir okura seslenir.Sohbete Girmek için TIKLAYIN
Sohbet Makale
Sohbet hakkında makaleme başlarken içeriği ve tamamen en ince ayrıntısına kadar anlatımını sürdüreceğim. Sohbet hakkında makaleme başlarken, karşılıklı söyleşi şeklinde ve bu makalenin bize nasıl bir getirisi acaba doğru bir şekilde ilerleye biliyor muyuz ona dikkat edeceğiz.
Sohbet Hakkında Makale
Sohbet hakkında makaleye başlarken öncelikle karşımızda ki kişi veya kişilerle sohbet ediyormuş gibi makalemizi en ince ayrıntısına kadar düzenliyoruz. Ve makaleye devam ederken, karşımızda bir kişi varmış gibi en ince ayrıntısına kadar anlatıyoruz.
Makale hakkında ilerlemek
Makale hakkında en iyi şekilde yazı ve türkçe karakterleri sağlam kurarak karşıdaki kişiye iyice anlatım sağlıyoruz ve bu anlatımdan sonra makalemizin içeriğinde geçen kelimeler veya sözlere dikkat ediyoruz.
Sohbet Başlıyoruz
Sohbete başlarken öncelikle kurmuş olduğumuz sohbet yada, makalesini hazırlamak istediğiniz, herhangi konudan giriyoruz, ben sohbet üzerine hazırladığım makalem üzerinden gidiyorum. Sohbet üzerine hazırlamakta olduğum makelemi sunuyorum. Chat sohbet üzerine hazırladığım makalem içerisinde 250 – ila 400 kelime arasında olacak denilen sözleri tamamen unutun sohbet makalesi hazırlarken, hiyerarşi başlık sistemi ve konu içerisinde elde ettiğin sonuca doğru ilerleyerek sıralı bir şekilde ilerleyin 250 – 400 kelime olması bu makale de yada hazırlayacağınız makale de önem taşımıyor, makalemizin konusu olan SOHBET kelimesini ön planda tutuyoruz. Çünkü hazırlamış olduğumuz makalemizin konusu Sohbet olduğu için karşımızdaki kişiye bunu daha iyi anlatma şeklini hazırlıyoruz ve makalemize içerisinde abartmadan sohbet’i canlı tutacak şekilde anlatıyoruz.
Sohbet makalesi hakkında verimlilik
Sohbet makalesi hakkında elde etmiş olduğunuz bu verimliliği sonra Google üzerinden takip ediyoruz anlatımlarımız ve google’den almakta olduğumuz değeri takip ediyoruz. Eğer makalemiz doğru ve düzgün oluyorsa insanlar üzerinde merak uyandıracak şekilde makale düzenliyor ve insanları sitenize çekebiliyorsanız hazırlamış olduğunuz sohbet makalesinin değerini de göz önünde bulundurarak sohbet makalesini sitenize sunabilirsiniz. Kasmak ta olduğunuz sohbet makalesinin, size getirisi olduğunu düşünerek, Sohbet makalenizi o şekilde hazırlayarak makalenizi sürdürürsünüz. Doğru hazırladığınız Sohbet makalesinin size getirisi olacağından emin olarak ve en doğru şekilde hazırladığınız makaleyi devam ettirebilirsiniz.
Sohbet
Yazarın, gündelik olaylarla ilgili düşüncelerini, okuyucu ile karşı karşıya oturup konuşuyormuş gibi içten bir hava içinde yazdığı yazılara sohbet denir..
*Herkesi ilgilendiren konular seçilir.
*Cümleler çoğu zaman konuşmadaki gibi devriktir.
*Yazar, sorulu-cevaplı cümlelerle konuşuyormuş hissi verir.
*İçtenlik, samimilik, doğallık sohbetin özelliklerindendir.
Sohbet ederken dikkat ettiğimiz, bir başka olay ise başımızdan geçen herhangi bir olayı veya, sitemize eklediğimiz Sohbet adına kurduğumuz makaleyi doğru bir şekilde karşıdaki okuyucunun en iyi şekilde anlayacağına dikkat ederek hazırlamalıyız ki karşımızdaki okuyucu bunu göz önünde bulundurmasını sağlayacağız, Chat sohbet üzerine hazırlanmış olan bu makaleyi sizlerle paylaşırken dikkat ettiğim önemli unsurlar başlık ve sonrasından gelen Hiyerarşi sonuç hazırlanmış olan chat sohbet makalesi hakkındaki yorumları tamamlamış olmaktayım.
ELEŞTİRİ
Sanat, edebiyat, düşünce eserlerini hem öz hem yapı yönünden açıklayan, başarılı ve başarısız ya da değerli ve değersiz yönlerini gösteren, bunları örneklerle somutlayıp belirten yazı türüdür.
*Eleştiri objektif olmalıdır.
*Eleştiride amaç okura ve yazara yol göstermektir.
*Eleştirmenin kişisel duygularını kattığı eleştirilere öznel eleştiri, kişisel duygularını katmadığı,objektif olduğu eleştirilere de nesnel eleştiri denir.
GÜNLÜK (GÜNCE)
Yaşanan olayların, izlenimlerin, tarih atılarak, günü gününe yazılması ile oluşan türe günlük denir.
*Kısa yazılardır.
*Olayı yaşayan kişi tarafından yazılır.
*Yazarın hayatından izler taşır.
*İçten ve sevecendir.
*Ruzname de denir.
Bir gerçeği açıklamak, bir konuda görüş ve düşünceler öne sürmek ya da bir tezi savunmak, desteklemek için yazılan yazılara makale denir .Yani makaleler, Herhangi bir konuda bilgi vermek, bir fikir veya bir konuya açıklık getirmek, yeni bir görüş ve düşünceyi ileri sürmek, ele alınan konu üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonuçlarına göre deliller göstererek, bu yeni görüş ve düşünceleri desteklemek ve ispatlamak gayesi ile yazılan ilmî gazete ve dergi yazılarıdır
Bilim, bilimsel araştırmaların gelişmesine paralel olarak ortaya çıkmış ; gazete ve dergiler de güç kazanıp gelişmiştir. Makaleleri “gazete makaleleri” ve “dergi makaleleri” olmak üzere iki kısımda değerlendirilmektedir. Gazete makalelerinin konusunu sosyal, siyası ve toplumsal sorunlar gibi günlük olaylar oluşturduğu için uzmanlık aranmaz konu ile ilgili bilgisi olan herkes yazabilir. Sade akıcı. Samimi bir dil kullanıldığı için fıkra türüne yakındır ,
Dergi makalelerinin konusunu akademik konular oluşturur. Uzmanlık gerektirir Ancak o konunun uzmanı olan kişiler yazar daha bilimsel ve alanın gerektirdiği terimlerle yüklü ağırbaşlı bir anlatımı vardır. Bu makaleleri , “genel makaleler” ve “bilimsel makaleler” şeklinde gruplama yapanlar da vardır.
Gazetelerin çoğunlukla ilk sayfasında yer alan ve o gazetenin genel fikrî yapısını temsil eden yazılara başmakale, bu yazıyı yazan kişiye de başyazar denir.
ÖZELLİKLERİ
*Amaç bilgi ve fikirleri başkalarına açıklamak olduğu için ağırbaşlı, ciddi , kolay anlaşılır, yalın, pürüzsüz bir dil kullanılır. * Öne sürülen düşünce ve tez nesnel bir nitelikle ele alınıp birtakım bilgi, belge ve araştırma verilerinden yararlanılarak kanıtlanır.
*Söz oyunlarına baş vurulmaz, süslü anlatımdan uzak durulur.düşünceler doğrudan aktarılır.
*Sosyal, edebî, sağlık, din, teknik vs. olmak üzere her türlü konuda makale yazılabilir
*Öğretici bilgilendirici fikir yazısı olduğu için daha çok açıklayıcı anlatım biçimi kullanılır.
*Gazete ve dergilerde yayımlanır.
Makalede Plan : Her yazıda olduğu gibi makalelerin de belli bir plan dâhilinde yazılması gerekir. Doğru planlanmamış bir makale yanlış sonuçlara ulaşacaktır. Kaynaklarda klasik makale planı; giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Giriş Bölümü : Öne sürülecek sav, görüş ya da düşünce yazının girişinde sergilenir. Makalenin en kısa bölümüdür. Makalenin geneline göre bir iki, paragrafı geçmez. İyi bir giriş makalenin oluşmasını sağlayabilir. Giriş bölümünde, yazıdaki fikir gelişiminin hangi yönde olacağı saptanır. Okuyucu bilgi ve fikir atmosferine yavaş yavaş sokulur. Genellikle okuyucu ilk bakışta bu bölümü okur; sararsa, ilgisini çekerse yazıyı sonuna değin okumaya karar verir. Bu yönden makalelerde girişin çok ustaca ve özenle biçimlendirilmesi gerekir. Bu bölümde konu hiçbir ayrıntıya girmeden ortaya konulur.. Bunun aşırı dolaylamalara kaçılmadan yapılması gerekir. Neyin üzerinde durulacağı, ne hakkında söz söyleneceği bir iki paragraf içinde ortaya konulmalıdır
Gelişme bölümü: Gelişme bölümünde, giriş bölümünde dile getirilen konu açıklanır, makalenin yazış amacı ve bu amaca yönelik bilgi, belge ortaya konularak tez savunulur, antitezler çürütülür. Konu ile ilgili bilgi ve belgelerin ele alınıp işlendiği, konunun genişletildiği ve ortaya konmak istenen fikrin doğruluğuna deliller gösterildiği bölüm, gelişme bölümünü oluşturur (Korkmaz 1995:220). Gelişme bölümü, derlenen, ortaya atılan fikirlerin çeşitli yönlerden genişletilmesi, desteklenmesiyle meydana gelir. Bütün fikir yazılarında olduğu gibi makalede de gelişme bölümünde açıklanacak fikirlerin derli toplu olması lazımdır. Dile getirilen fikirlerin inandırıcı, iddiacı kesin bir karaktere sahip olması için onları uygun yollarla açıklamak, desteklemek ve yerine göre de ispatlamak gerekir.
Gelişme bölümü makale yazarının inandırıcı olabilmek için tüm gücünü ortaya koyduğu alandır Bu bölümde ileri sürülen görüşlerin doğruluğunu ispatlamak için kanıtlar gösterilir, karşılaştırmalar yapılır, sayılar ve örnekler verilir. Öne sürülen sav, görüş ya da düşüncenin açımlanması, kanıtlanması bölümü makalenin gövdesini oluşturur. Yazar bu bölümde düşüncelerini açacak, geliştirecek, boyutlandıracaktır. Bunun için de tanımlama, karşılaştırma, örneklendirme, tanıklama, nesnel verilerden yararlanma gibi yollara sık sık başvuracaktır. Böylece okuyucuyu söylediklerinin doğruluğuna ve geçerliğine inandırmış olacaktır
Sonuç Bölümü : Sonuç bölümü; bir bakıma özetleme bölümü sayılabilir. Başta ileri sürülen, sonra açıklanan görüş, sonuç bölümünde -genellikle- bir paragrafta yinelenir. Ama asıl işlev burada yazının etkisinin doruğa ulaştırılmasıdır Ele alınıp işlenen, geliştirilen konunun hükme varıldığı ve o konunun ana fikrini oluşturan kısım sonuç bölümüdür. Bu bölümde yazar söylediklerinin tümünü belli bir sonuca ulaştıracak biçimde bir iki cümle ile sonucu vurgular.
Genellikle makale yazarları seçtikleri konu üzerinde söylediklerini bu bölümde bir yargıya dönüştürerek derleyip toparlarlar. Ancak bu bölüm her zaman için gerekli olmayabilir, yazar söylediklerini makalenin gelişme bölümünde iyice aydınlığa kavuşturmuşsa, konuyu dağıtmamışsa, yazısını, ayrıca özetlemeyi amaçlayan bir sonuca bağlamayabilir
Makalenin etkili olabilmesinde sadece bu planı uygulamak yeterli değildir. Makaleye işlenen fikre uygun bir başlık atmak gerekir. “Makalelere genellikle kısa ve çarpıcı başlıklar konması gerekir. Makalede okuyucunun asıl ilgisini çeken şey, makalenin başlangıç ve sonuç kısımlarıdır Bunun için bu kısımlara anlamlı bir fıkra, çarpıcı bir diyalog veya bir hatıranın yerleştirilmesi makalenin etkili olmasını sağlar.
Makale yazmak uzun bir araştırma ve bilgi toplama aşaması gerektirir. Bu yüzden süre olarak sabır ister. Yazmaya başlamadan önce, makale yazılacak konu ile ilgili olarak geniş bir araştırma yapmak, tüm kaynakları taramak, bilgi fişleri oluşturmak gerekir.
Batıda çok eski örnekleri bulunan bu tür bizde ilk örneklerini Tanzimat döneminde vermiştir. Şinasi’nin Agah Efendi ile birlikte çıkardığı ilk özel gazete “Tercüman-i Ahval’in ilk sayısında yayınlanan “ Mukaddime “ ( ön söz ) başlıklı yazı bizde ilk makale olarak kabul edilir. Ancak bu makale bugünkü anlamda çağdaş makalenin tüm özelliklerine sahip değildir.
Gerek Tanzimat döneminde, gerekse Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati döneminde yazılan makaleler, eleştiri- polemik karışımı ürünler olduğundan gerçek anlamda makale türünden uzaktırlar. Bu tür bizde ancak cumhuriyet döneminde çağdaş bir kimlik kazanmıştır bu gün bir çok yazar ve bilim adamı çeşitli konularda ve çeşitli dergi ve gazetelere bu türde yazılar yazmaktadır
Bu alanda ilk ünlülerimiz ise Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat, Hüseyin Cahit, Süleyman Nazif, Ziya Gökalp, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay, Peyami Safa, Falih Rıfkı Atay, Halit Fahri Ozansoy, Yaşar Nabi’dir.
Sohbet ile Makale Arasındaki Farklar : sohbet ile makale arasındaki farkları üç madde etrafında toplamaktadır:
1 – Makalenin konuyu derinlemesine incelemesine karşılık, sohbetlerde konu yüzeyden incelenir.
2 – Makalelerde işlenen fikir savunularak ispatlanır. Sohbetlerde ise, ispat gayesi yoktur.
3 – Makalelerde daha ciddi ve sağlam ilim dili kullanıldığı halde, sohbetlerde samimi bir konuşma dili kullanılır
Makale ile Fıkra Arasındaki Farklar:
1 – Makale yazarı ele aldığı fikirleri bilimsel bir yaklaşımla incelerken fıkra yazarı, yazarı kişisel görüşle ele alıp inceler.
2 – Makalede yazar fikirlerini kanıtlamak zorundadır. Bunun için sağlam güçlü kanıtlar göstermesi gerekir.
3- Fıkrada ise böyle bir zorunluluk yoktur. Fıkra yazarı isterse ispatlama yoluna gider isterse gitmez, her türlü örneği kul1anabilir.
4 – Makale bilimsel bir yazı olduğu için resmi ve ciddi bir anlatım kul1anılır. Fıkrada ise samimi, rahat ve içten bir anlatım vardır.
Makale ile Deneme Arasındaki Fark
Denemeci özgürce seçtiği bir konu üzerinde kişisel görüşlerini okurlarıyla dostça paylaşırken okuyucuyu düşündürme amacı taşır. Yazınsal bir dil kullanarak toplumun geneline hitap eder.
Makaleci ise öğretmeyi, bilgilendirmeyi amaçladığı için bilimsel belge, anket ve istatistikler gibi verilerle savını kanıtlama yoluna gider. Bilimsel ve terimsel bir dil kullanarak konuyla doğrudan ilgisi olan sınırlı bir okura seslenir.Sohbete Girmek için TIKLAYIN
Etiketler:
almanya sohbet,
anlamlı,
arkadaşlık,
aşk,
chat,
eğlence,
en güzel,
etkileyici,
gönül,
Haber,
islami sohbet,
makaleler serbest yazılar,
mutluluk,
neşe,
sevda,
sevgi,
sohbet,
trsohbet,
yazılar
Sohbet İle Makale Arasındaki Farklar
Size makale ile sohbet arasındaki farkları söylemeden önce makale ve sohbetin tanımını yapmak, ne olduklarını bilmek ve o şekilde bir karşılaştırmaya gitmek daha doğru olacaktır.
Makale, ansiklopedik bir ifade ile herhangi bir konuda bir düşünceyi, bir görüşü açıklamak, savunmak ya da bilgi vermek için yazılan yazı anlamına gelmektedir. Her alanda ve her konuda makale yazılabilir. Ele alınan konuyu ispatlayıcı davranışlar sergilenir.
Sohbet, yazarın aktüaliteye bağlı düşüncelerini okuyucu ile karşı karşıyaymış gibi bir üslupla yazdığı yazılardır. Her konuda yazılabilir. Cümleler günlük konuşmadaki şekli ve kuruluşu ile yer alır. Nükteli sözler ve atasözleri yani darb-ı mesellere çok sık yer verilir. Okuyucuyu sıkmayacak uzunlukta olması istenir. Gazete ve dergilerde yayımlanır.
Sohbet ile makale arasındaki farklar
* Sohbet ve makale her konuda olabileceği gibi sohbet daha çok günlük olaylarla ilgili olarak yazılır ve yayımlanır.
* Makalede her türlü üslup kullanılabilir, sohbette ise genel üslup karşında biri varmış ve onunla konuşuyormuş gibi hareket etmektir.
* Makaleler ele aldıkları konuyu sohbete göre daha derinlemesine inceler ve açıklar. Sohbet günlük ve basit kalmaktadır.
* Makalelerde ele alınan konunun detaylandırılması, gerekiyorsa ispatlanması, ya da bu yönde örneklere yer verilmesi yaygın bir davranıştır. Ancak sohbet basittir ve bir şeyi kanıtlama amacı içinde değildir.
* Makaleler genellikle uzmanları tarafından yazılır ve kullanılan dil genellikle ilim dilidir. Sohbet ise yalın bir dille yazılır, karşılıklı konuşma şeklinde diyaloglara yer verilir.
Sohbete Girmek için TIKLAYIN
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)